ORTAK PAYDALAR
İş iyice çığırından çıktı. Kimin eli kimin cebinde dolaşıyor, anlamak gerçekten mümkün değil. Televizyon ekranlarından, evlerimize taşınan sözüm ona siyaset ve siyasetçi modellerine baktığımızda; toplumda had safhaya ulaşmış olan toplumsal yozlaşmanın, siyaset zemininde hangi çirkin boyutlara vardığını, çok net bir biçimde görmekteyiz. Otuz seneyi aşan bir zamandan beri şöyle veya böyle bir şekilde siyaset zeminini yakından izleyen biri olarak diyebilirim ki, Siyaset hayatımız ve siyasetçilerimizde seviye, hiç bu kadar düşmemişti. Geçmişte de zaman zaman şahit olduğumuz bireysel seviyesizlikler oluyordu. Ancak bu boyutlara ulaşanını ben görmemiştim.
Geçtiğimiz hafta Diyarbakır Belediye Başkanı Osman Baydemir ’in sarf ettiği sözler, tam manasıyla siyasette seviyenin dip yapmasıdır diyebilirim. Daha önceleri kendisini, yaptığı konuşmalardan dolayı takdir edip, alkışlayan malûm “Açılımcı” güruhun, Baydemir’in bu son çıkışları hakkında ne düşündüklerini bilemiyorum ama ben çok fazla şaşırmadığımı söyleyebilirim. Hatta onu hiç yadırgamadım diyebilirim. İlk günlerde yadırgadığım şey, hükümet cenahının Baydemir’in ifadeleri karşısında sessiz kalışı olmuştu. Ancak, bazı AKP kurmaylarının bu sessiz kalışı “Muhatap almama” şeklinde bir kılıfa sığdırmaya çalıştıklarını görünce, ben bu sessiz kalışlarını da yadırgamamak gerektiğini düşündüm. Çünkü derdini bir şekilde anlatmaya çalışan bir vatandaşına “Hadi lan! Al ananı git oradan” diyebilen bir kafa yapısının, Baydemir’in seviyesizliği karşısında söyleyebileceği bir şey olamazdı. Hele bir de ertesi günü kameraların karşısına çıkıp; “Ben bütün söylediklerimin arkasındayım” diyerek, seviyesizce ifadelerinin haklılığını Kuran-ı Kerim’le delillendirmeye kalkması yok mu tam bir zirveydi. İnsan, ister istemez “Bu din ve inanç istismarcılığı ortak payda mı?” diye düşünmekten kendini alamıyor.
Diğer taraftan, geçmişten gelen bir ortak payda da açılımcı entelektüeller arasında buluyorsunuz. Yeni nesil bunları pek fazla tanımaz ama, bizim kuşak yakinen tanır onları. Çok değil daha yakın zamanlara kadar; “Kahrolsun devlet, yaşasın dünya halklarının kardeşliği” pankartlarıyla komünistçilik oynayanlarla, “Kâfir Devlet” naralarıyla sözüm ona İslâmcılık oynayan sahte mücahitlerin de “Devlet düşmanlığı” ortak paydasında buluştuklarını görmemek için insanın kör olması gerekir.
Gerçekten de ilginç gelişmelere sahne oldu geçtiğimiz hafta bana göre. İyi okumak gerekir geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmeleri ve söylenen sözleri. Ne diyordu Osman Baydemir;” Biz zulme uğradık. Zulüm altındayız. Küfretmek hakkımızdır. Sözlerimin arkasındayım”. Peki, bir Sayın Başbakan Yardımcısı ne diyor;”Neden dağa çıkmış bu insanlar? 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevinde devlet öyle büyük işkenceler yaptı ki, cezaevinden kurtulan dağa çıktı.”. Bu iki beyanın ortak paydası nedir sizce?